|

ZEMZEM SUYU
Hz. İbrahim, Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerden
biridir. Nemrut tarafından ateşe atıldı fakat ateş onu yakmadı. Bu olaydan
sonra İbrahim, memleketi olan Urfa’dan ayrılıp Şam’a, sonra da Mısır’a
geldi. Mısır kralı, İbrahim’in çokgüzel eşi Sare’ye sahip olmak istedi.
Sare’nin Allah’a yalvarması neticesinde kral titremeye başladı. Başına bir
hal geleceğinden korktu. Sare’yi İbrahim’e geri gönderdi ve kendisine
Hacer isimli cariyeyi de hediye etti. Sare de Hacer’i İbrahim’e bağışladı.
Buhari’nin Abdullah b. Abbas’tan rivayet ettiği uzun bir hadis-i şerifin
devamı şöyledir.
“... İbrahim, Hacer ile evlenip İsmail
doğduktan sonra emzirmekte olduğu bu oğlu ile birlikte Mekke’ye geldi.
Hacer ile İsmail’i, Mescid-i Haram’ın bugün bulunduğu yerin yukarısındaki
büyük bir ağacın yanına bıraktı. O tarihte Mekke’de hiç bir kimse yoktu.
Hatta içecek su bile yoktu. İşte İbrahim, Hacer ve oğlunu buraya bıraktı.
Sonra İbrahim, Şam’a gitmek üzere oradan ayrıldı. Ayrıldığı sırada
İsmail’in annesi Hacer, peşine takılıp ona şöyle diyordu:
--- Ey İbrahim, bizi bu vadide bırakıpta nereye gidiyorsun ? Öyle bir
vadi ki ne görüp görüşecek bir insan var, ne de hayat eseri başka bir şey
var.
Hacer bu sözleri ne kadar tekrar ettiyse de İbrahim dönüp ona bakmadı.
Nihayet Hacer ona: Bizi burada bırakmanı Allah mı emretti ? diye sordu.
İbrahim de: Evet Allah emretti, diye cevap verdi. Bunun üzerine Hacer:
Öyle ise Allah bizi unutmaz, O bizi korur dedi.
Artık İsmail’in annesi
oğlunu emziriyor ve kendisi de kırbadaki sudan içiyordu. Nihayet kırbadaki
su bitince hem Hacer hem de çocuğu susadı. Hacer, çocuğun susuzluktan
toprak üzerinde sızlanarak yuvarlandığına bakmaya başladı. Fakat çocuğun
bu elim haline bakmaktan fenalaşarak onun yanından kalkıp biraz öteye
gitti. O mıntıkada Kabe’ye en yakın tepe olarak Safa tepesini buldu ve
onun üstüne çıktı. Sonra vadiye karşı durup kimseyi görebilir miyim diye
bakmaya başladı. Bu defa Safa tepesinden indi. Vadiye inince ( ayağına
dolaşmasın diye ) entarisinin eteğini topladı. Sonra müşkil bir işle
karşılaşan bir insan azmiyle koştu, vadiyi geçti. Sonra Merve tepesine
çıktı.
Orada da biraz durdu ve kimseyi
görebilir miyim diye baktı. Fakat hiç kimseyi göremedi. Hacer, bu suretle
( Safa ile Merve arasında ) yedi sefer gitti, geldi.
Hacer, son defa Merve üzerine çıktığında bir ses işitti ve kendi kendine
‘Sus, iyice dinle’ dedi. Sonra dikkatle dinledi. Bu sesi evvelki gibi bir
daha işitti. Bunun üzerine Hacer: Ey ses sahibi, sesini duyurdun. Eğer
sen bize yardım edebilecek güce sahipsen, bize yardım et, dedi.
Hacer böyle der demez, hemen ZEMZEM
kuyusunun yerinde bir melek göründü. O melek, ayağının topuğu ile yahut
kanadıyla yeri kazıyordu. Nihayet su göründü. Hacer, su başka tarafa
akmasın diye suyu eliyle çevirdi, havuz gibi yaptı. Hacer hem eliyle böyle
yapıyor, hem de kırbasını doldurmaya devam ediyordu. Su ise yerinde
kaynıyordu.
Abdullah b. Abbas bu arada şöyle dedi: “ Resulullah (S.A.V.), Allah,
İsmail’in annesi Hacer’e rahmet etsin. O, zemzemi kendi haline bıraksaydı,
suyu avuçlamasaydı, muhakkak ZEMZEM akar ve bir ırmak olurdu, buyurdu. “
Hacer, bu sudan içti ve çocuğunu emzirdi. Melek Hacer’e: Helak oluruz,
kayboluruz diye korkmayın. İşte şurası Allah’ın evidir, o evi şu çocukla
babası yapacaktır. Muhakkak ki Allah, o işin ehlini zayi etmez, dedi.
Mekke şehrinin idaresini İsmail’den sonra
oğlu Nabit, ondan sonra da Cürhüm Kabilesi devam ettirdi. İşte bu sırada
Yemen’den kuzeye doğru güç eden EZD kabilesinin bir kolu olan HUZAA
Kabilesi Harem bölgesinde kalmak için Cürhüm Kabilesinden izin istedi.
Cürhüm Kabilesi onlara izin vermeyince aralarında başlayan savaş Huzaa
Kabilesiın kesin zaferiyle neticelendi. Bunun üzerine Cürhüm Kabilesi
Mekke’yi terk etmek zorunda kaldı. Şehirden ayrılırken de ZEMZEM kuyusunu
kapattılar. Kuyunun en dibine altından yapılmış iki ceylan heykeli, bir
takım silahlar, kılıçlar, zırhlar koyarak; sonra da çakıl, kum ve taşlarla
kuyuyu doldurup yerini belli olmaz hale getirdiler. Bu şekilde kapatılan
ZEMZEM kuyusu, Abdülmuttalib’in onu bulup ortaya çıkarmasına kadar kapalı
kaldı. Kimse onun yerini bulamadı.
Hz. Peygamberin dedesi Abdülmuttalib, gördüğü bir rüya üzerine, oğlu Haris
ile birlikte, rüyada kendisine gösterilen yeri kazarak ZEMZEM’i buldu.
ZEMZEM’in bulunması ile Haşimoğulları kendilerine ait olan “hacılara su
dağıtma “ işini daha kolaylıkla yerine getirdiler. “
Hazreti Peygamber,
suyu oturarak içtiği halde zemzemi ayakta ve Kabe’ye bakarak içmiştir. Bu
tavrı, zemzemin temiz bir su olduğunun delilidir. Zaten, zemzem suyu
içerken Beytullah’a dönerek, “Allah’ım! Senden faydalı ilim, bol rızk ve
her türlü dert için şifa niyaz ediyorum.” şeklindeki dua okunuyor. Yapılan
ilmî çalışmalar, zemzemin 27’nin üzerinde hastalığa iyi geldiğini
gösteriyor. Kabe’nin 20 metre kadar doğusunda yer alan zemzem kuyusu, Hz.
Hacer validemizin susuzluktan ölmek üzere olan emzikteki bebeği Hz.
İsmail’e su ararken Allah’ın buldurduğu bir kaynak. Hz. Hacer, su
bulabilmek için bugün bütün hacıların ‘say’ yaptıkları 400 metrelik Safa
ve Merve tepesi arasında tam 7 kez koşuyor. Sonuncusunda, Allah zemzemi
sunuyor. Zemzem bu yönü ile, aynı zamanda ‘teslim ve tevekkülün de
pınarıdır.’
Yüce Peygamberimiz; "ZEMZEM
suyu hangi niyetle içilirse onun içindir. Eğer şifa niyetine içilirse şifa
verir, susuzluğunu giderme niyetiyle içersen susuzluğunu giderir, açlığını
gidermek niyetiyle içersen doyurur. Çünkü O Cebrail'in(A.S.) ayağını
vurarak çıkarttığı, Hz. Allah'ın İsmail'e(A.S.) içirdiği sudur." buyurarak
ZEMZEM'in önemini belirtmiştir.
Avrupa'da labaratuvarlarda
yapılan araştırmalara göre zemzem suyu, diğer sulara göre daha az kükürt
taşıyor. Yine aynı araştırmaya göre diğer sulara nazaran çok daha
besleyici olmasının yanında, çok daha fazla mineral barındırıyor.
Zemzemin kaynağı henüz
bilinmiyor. Nereden geldiği konusu şu anki teknolojiye göre hala bir sır.
Yakınlarında hiçbir kuyu olmaması ve denizden seksen kilometre uzakta
olması dolayısıyla bilimadamlarına göre zemzem suyunun kaynağını denizden
veya başka bir kuyudan alması imkansız. Bir de uzun yıllardan beri suyun
tükenmemesi durumu var ki, o da cevaplandırılamamış sorular arasındadır.
Açlığını gidermek isteyen
açlığını, susuzluğunu gidermek isteyenlerin susuzluğunu gideriyor. Sadece
birbuçuk metre derinliğindeki ufacık bir kuyudan çıkan su, hac mevsimi
boyunca milyonlarca hacının tüm su ihtiyacını karşılıyor ve miktarıda de
bir azalma görülmüyor. Ayrıca dünya sağlık örgütü(WHO)' nun raporuna göre
zemzem, Dünyadaki en içilebilir ve sağlıklı sulardan biri. Amerika'da
yapılan test sonuçlarına göre, Dünyada içinde mikroorganizma ve bakteri
bulundurmayan tek su zemzem suyu.
e-mail: medyumalidegermenci@yahoo.com |