SORUNLARINIZ İÇİN HİÇ ÜZÜLMEYİN ARTIK YANINIZDA SİZE YARDIM EDECEK MEDYUM ALİ DEĞERMENCİ VAR .... HER ZAMAN SİZİN HİZMETİNİZDEYİZ... BİZE ULAŞIN ... 0312 424 11 80 .... 0535 230 87 80
      ÖZ GEÇMİŞİM
   BÜYÜ
   MEDYUM NEDİR?
    MUSKA NEDİR?
    NAZAR
   CiNLER ALEMi
   VEFKLER
 RÜYA TABiRLERi
  ŞiFALI BiTKiLER
  ŞiFALI AYETLER
    YAZARLARIMIZ
    RESiMLERiM
   BASINDAN
 ÇALIŞMALARIM
     iRTiBAT
 ANA SAYFA

    Allah c.c şifasını vermediği hiç bir hastalığı yaratmamıştır   

   DİNİ BİLGİLER

   Hz Adem

    Hz. Muhammed

    Hz Ebu Bekr

   Hz Ömer

Hz Osman

   Hak Din İslam'dır

 Allah'a Dua Etmek

DUA

Zemzem Suyu

  Ezan Nedir

   Abdestin Sırrı

   B Vakit Namaz

  Oruç ve Ramazan

   Dini Terimler

  Reenkarnasyon

 Güzel Sözler

  Kuran'da ki Şifre

   Bitkilerdeki Şifa

  Esma-ül Hüsna

  Veda Hutbesi

  F.Sultan Mehmet

 Kanuni.S Süleyman

Y. Sultan Selim

  Atmosfer Nedir ?

  İstanbul'un Fethi

A  B  C  D  E  F  G  H  İ  K  L  M  N  O  P R  S  T  U  V  Y  Z 


ŞİFALI BİTKİLER

      Lokman Suresi Ayet :12

                    "And olsun ki, biz Lokman'a Allah'a (C:C.) şükret diyerek hikmet verdik." Ayeti Kerimede geçen Hikmet ifadesi otların ve bitkilerin dilinden anlama, hastalıkları görme nedenini bilme yeteneği demektir.

Hadisi Şerif
"Hastalık gelmeden sağlığın kiymetini bilin"
Hadisi Şerif
"Çörek ölüm hariç her derde devadır"
Hadisi Şerif
"Allah her derde bir deva yaratmıştır"
 

                        Kanuni zamanının alimlerinden Sümbül Efendi'nin damadı olan Merkez Efendi'nin yolu bir gün Manisa'ya düşer. Talebelerine ders verir. Öğrencilerinin bir kısmının rahatsız olduğunu görür. Bunun üzerine kırkbir(41) çeşit baharat karışımından macun yapar. Bu macundan yiyen hastalar şifaya kavuşmuşlardır. Bu itibarla Mesir Macunu'nun mucibi Merkez Efendidir.

                    Çoğu bitki ve meyvelerin yan tesirini yine aynı bitkinin kendisinin başka yeriyle telafisi Allah’ın kudret ve azametinin bir delilidir. Sineğin bir kanadı zehir, diğer kanadı panzehirdir. Fındık sivilce ve kaşıntı yapar, yaprağı ise sivilce ve kaşıntıyı önlüyor. Kayısı isal yapar, kayısının çekirdeğinin içi ise isali önlüyor.

                    Yüce Allah(C.C.) şifa verdiği hastalığın sırrını bitkide belirtmiştir. Bazısını şeklinde, bazen tadında, bazen renginde, bazen kokusunda. Bazı bitkiler koklanınca şifa verir. Bronşları açar, nefes darlığına şifa olur. Cevizi iyice inceleyecek olursak insan kafasıyla karşılaşırız.

                    İçi beyin gibidir, dış kabuğu kafatası, en dıştaki yeşil kabuk kafatasını koruyan saç gibidir. Beyin şeklindeki ceviz içi, beyin için elzem olan gümüş iyonunu bulunduruyor. Bir insan için gümüş iyonu sadece beyine lazımdır o da cevizde vardır. Vücut için elzem bir gıda olna armuta dikkatle bakılırsa böbreğe benzediğini görürsünüz. Böbrek hastaları için vazgeçilmez şifa ve dermandır. Armudun meyvesi, çöpü ve çekirdekleri de faydalıdır.

                    İçinde sümüksü madde bulunan bitkiler yara ve iltihap üzerine etkilidir. Cilt temizleme özelliğine sahiptir. Sümüksü oluşu bir merhem özelliğine sahip olduğunun işaretidir. Dikenli bitki familyalarını da ele alırsak, ucu sivri iğne gibidir. Bu bitkiler tıkanık damarları çözücü, idrar yollarını temizleyici, karaciğer tıkanıklığını açandır. Bütün ağaçların sakızı dış iltihap, çıban ve yaralar için eşsiz bir merhemdir.Yapışma özelliği, merhem olma özelliğinin işaretidir.

                    Yabani hayvanlar Allah’ın ilhamı ve içgüdüleriyle hastalandıklarında kendileri hastalıklarına şifa olan otu bulurlar. Yabani hayvanlar takip edilerek otların şifasını tesbit etmek mümkündür. Yılan kış uykusundan uyanınca,  gözlerinin açılması için  gözlerini rezene otuna sürter ve gözleri iyi görür. Bu anlayış, bu ilham rezene otunun gözün ilacı olduğunun kanıtıdır.

                    Ayrık otu, genellikle kumlu topraklarda yetişen bir şifa kaynağıdır. Kumda yetişmiş olması böbrek kumları için eşsiz bir ilaçtır. Tadı tiksindirici değildir. Kekikle beraber kaynatılıp tatlandırılarak içilir.

                    (ABD) Akbar Kliniğinde yapılan bir araştırma çörek otunun çağımızın vebası olan kansere umut olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bağışıklık sistemleri zayıflamış kişilere dört hafta boyunca günde iki gram çörek otu verilmiş, bu kişilerin kanında Th\TS oranı %55 arttığı gözlenmiştir. İkinci bir araştırma bu oranı %72 arttırmıştır. Aynı zamanda kanser hücrelerinin amansız düşmanı olan “Naturel Killer’in” aktivitesi de %74 oranında artmıştır. Zaten batıda doktorlar tarafından önce bitkisel tedavi tavsiye edilir.

                    Batılı doktorlardan netice alamayan Mustafa Kemal Atatürk, hastalığından dolayı ateşi geçmeyince Kel Ali’ye sorar, “Annene sor, o şifalı şeyleri bilir. Ne kullanayım.” demiş. Annesi gül sirkesini tavsiye etmiş. Fayda gören Mustafa Kemal Atatürk, Kel Ali’nin annesine teşekkür etmiştir.

                    Dünyada 2,5 milyon adet bitki çeşidi vardır. Bunun yirmi bin çeşidi ülkemizde mevcuttur. 1998  yılında sadece Kastamonu'dan beş yüz milyarlık KANTARON bitkisi ihraç edildi. Biz o otların çok azını ilaç olarak trilyonlarca liraya ithal ediyoruz. Dağlarımız, taşlarımız bitki hazinesi, madenlerimiz, şifalı sularımız gibi bitkilerimiz de değerlendirilemiyor.

                   Dağlar şöyle dursun, burnumuzun dibindekileri de değerlendiremiyoruz. Caddelerimizdeki, parklarımızdaki ağaçlar, defne, çam, mersin, okaliptüs. Mezarlıklardaki şifalı bitkiler;  çam, selvi kozalağı, oğul oto, hatmi, zambak, ısırgan vs. Bu ağaçlar budanıyor, heba olup gidiyor. Gölgede yaprakları kurutulsa ayrı bir gelir kaynağı oluşacaktır. Sade İspanya'da bir yılda KEBERE bitkisinden on beş milyar dolara yakın gelir elde ediliyor. Her nedense ülkemizde şifalı bitkilere pek de önem verilmediği görülmektedir. Dağlarımız kekikten geçilmiyor. 100 kg. kekikten 3 kg. kekik yağı elde edildiğini biliyor musunuz?

                    Bitkilerin dillerinden anlayıp onları insan oğluyla tanıştıran bu ilmin yayılmasına vesile olan ecdadı hürmet hizmet saygı ile anıyorum. Tabiatı bir eczane olarak yaratan Allah bir hastalık için binlerce çeşit bitki ve meyve yaratmıştır bir otun bir çok hastalığa şifa olması bir hastalık için binlerce otun mevcut olması yüce Allah'ın bize bir lütfudur.

                    Yüce Allah c.c yer yüzünde olan her şeyi ilk insan ilk elçi ve ilk peygamber olan Hz Adem'e kuran'ın ifadesiyle öğretmiştir. Bu yol göstericilik ve rehberlik bütün peygamberler vasıtasıyla devam etmiştir. Hz Adem'in yetmiş üç dil bildiğini bin adet sanat sahibi olduğunu biliyor muydunuz ?

                    Meyvelerimizin çöplerinin bile bir şifa kaynağı olduğunu biliyor musunuz? Meyveleri soyunca 2-3 gün açıkta kalırsa hemen çürür ve kokar. Biz meyvenin kabuğunu soyup, çöpe atıyoruz. Meyveyi çürümekten koruyan kabuklar bizi de hastalıklardan korur. Ayrıca meyvelere has kokular genellikle kabukta yoğunlaşmıştır. Bu kabuklardan imbikle uçan yağ çıkarılır. Biz ise meyvenin en kıymetli yerini çöpe atıyoruz. Şimdi ise attığımız şifalı çöpleri inceleyelim.

                      ELMA KABUĞU: Hazmı kolaylaştırır. Öksürük, grip vakalarında kaynatılıp, içilirse çok faydalı olur.

                  ELMA ARMUT VE AYVA ÇEKİRDEĞİ: Mikrop öldürücüdür. Mikrobik hastalıklarda da ezilip, kaynatılır, balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir. Elmayı, armudu, ayvayı kabuğu ve çekirdeğiyle beraber yemek bir şifa hazinesidir.

                   KİRAZ SAPI: Söktürücü özelliği vardır. Adet söktürür, idrar söktürür. Kekikle kaynatılıp, karıştırılıp, balla tatlandırılarak, günde üç su bardağı içilirse zayıflatma özelliği vardır.

                      NAR KABUĞU: İshali keser. Kaynatılıp balla tatlandırılarak günde üç su bardağı soğuk olarak içilmeye devam edilir.

                    KAVUN VE KARPUZ KABUĞU: İç kısmı cildi temizler. Güneş lekelerini giderir. Kavun kabuğu yemeklere atılınca, yemeklerin çabuk pişmesini sağlar.

                         e-mail: medyumalidegermenci@yahoo.com

Onur Çarşısı Kat : 5  No : 114  Kızılay    ANKARA  /  TÜRKİYE İş : 0 ( 312 ) 424-11-80  Cep ( 0535 ) 230-87-80