|

Kanuni
Sultan Süleyman
Kanuni
Sultan Süleyman Osmanlı devletinin en parlak döneminde 30 Eylül 1520
tarihinde padişah oldu. Tahta çıktığında henüz 26 yaşında idi Onun
zamanında yapılan bütün savaşlar kazanıldı.
Kanuni Sultan
Süleyman Avrupa’nın güçlü ordularını mağlub ederek Osmanlı devletini
dünyanın en büyük imparatorluğu haline getirmiştir. Karalarda cihan
hakimiyetini eline geçiren Kanuni Sultan Süleyman Barbaros hayrettin paşa
vasıtası ile denizler de de Osmanlı devletinin gücünü gösteriyordu.
Nitekim bu
büyük deniz komutanı Haçlı donanmasını 27 Eylül 1538’de Preveze’de imha
ederek müstesna bir zaferde Akdeniz de tam bir türk hakimiyeti kurdu Kanuni
Sultan Süveyş te kurduğu donanma ile de Kızıldeniz’i ve Arabistan
sahillerini emniyet altına aldı ve Avrupalıları Hindistan sahillerinden
uzaklaştırmaya başladı.
Türklerin
kendisine Kanuni ve Gazi Avrupalıların ise Muhteşem dedikleri Süleyman HAN
Babası Yavuz Sultan Selim Han’dan devraldığı 6.557.000 kilometre karelik
Osmanlı toprağını yaptığı fetihlerle 14.893.000 kilometre kareye ulaştırdı.
Bulunduğu yüzyıl dünya tarihine Türk Asrı olarak geçti Bu asırda her saha da
çok büyük devlet ve ilim adamları yetişti.
Nitekim
sadrazamı İbrahim Paşa; Şeyhül islam Kemal Paşazade, Ebüssuud Efendi şairi
Baki, Fuzuli sanatkarı Mimar Sinan Kaptan-ı deryası Barbaros Hayreddin Paşa
olan bir devletin padişahı da elbette Kanuni olurdu.
Kanuni Sultan
Süleyman Han’ın asıl adından daha fazla bilinip şöhreti olan Kanuni ünvanı
önceki Osmanlı kanun namelerini ve devri icabı lüzumlu hükümleri Kanun
name-i Al-i Osman adı altında İslam hukuku esasları dahilinde toplattırıp
tanzim ettirmesinden ileri gelmektedir.
Kanuni Sultan
Süleyman hareket ve sözleri güzel aklı kamil nezaketli irfan sahibi sözleri
tatlı alim hakim ve şairlere dost bütün maddi manevi iyilikleri şahsın da
toplamış emsalsiz bir padişahtı.
İhtiyar ve
hasta bir halde iken 1566’da yine cihada çıkan bu büyük Türk sultanı
zigetvar kalesinin zaptı sırasında top sesleri arasında 72 yaşında iken
vefat etti Naaşı Süleymaniye deki türbesine defnedildi.
Zigetvar Kalesi
uzun zamandır muhasara edildiği halde bir türlü alınamıyordu Bu hal yüce
padişahı kahrediyordu. Son isteği kalenin alındığını görmek oraya da Osmanlı
adaletini göstermekti. Son sözleri de bunlar oldu;
‘’Bu ocağı
yanacak kale daha alınmadı mı ? Bu kale benim yüreğimi yakmıştır. Dilerim
kendisi de ateşlerde yanar. ‘’ Kanuninin vefat ettiği gün Zigetvar feth
edildi.
Kanuni Sultan
Süleyman Han Budin seferinden dönerken Edirne yakınlarında bağların
bahçelerin içinden askerler yollarına devam ediyorlardı. Halk sevinç içinde
sultanı karşılıyordu.
Köylünün
biri ısrarla padişahı görmek istiyordu. Görevliler padişaha
yaklaştırmıyorlardı. Bu durumu fark eden padişah ‘’ Bırakın gelsin ‘’ dedi.
Kanuni gelen köylüye sordu ‘’ Derdin nedir ? ‘’
Sultanım
bizler fakir köylüleriz birkaç dönüm bağ bahçe gibi arazimiz vardır. Dünden
beri askerleriniz ekinlerimize ve bağlarımıza istemeden de olsa zarar
verdiler. Ya zararlarımızı ödersiniz veyahut da sizi şikayet ederim. Kanuni
sordu ‘’ Söylermisin beni kime şikayet edeceksin ‘’ Köylü şöyle cevap verdi.
Size kanuni demezler mi padişahım Seni kanuna şikayet ederim kanuna cevabını
aldı.
Kanuni
ihtiyar köylünün kendisi ile böyle rahat bir şekilde konuşmasına hakkını
arayabilmesine çok sevindi. Zararını hemen tazmin ettirdi.
İşte
Osmanlıyı altı asır ayakta tutan halkını huzurlu kılan bu anlayıştı. Bunun
da kaynağı islamiyetti. Huzuru aydınlığı başka yerde arayan karanlıkta
kalmaya mahkumdur.
Osmanlı
idare ettiği insanları dini ırkı rengi ne olursa olsun sömürü vasıtası
olarak görmemiştir. Her şeyden önce onları insan olarak görmüştür. Onların
hak ve hukukunu huzur ve mutluluğunu korumayı birinci vazife olarak
görmüşdür.
e-mail: medyumalidegermenci@yahoo.com |