SORUNLARINIZ İÇİN HİÇ ÜZÜLMEYİN ARTIK YANINIZDA SİZE YARDIM EDECEK MEDYUM ALİ DEĞERMENCİ VAR .... HER ZAMAN SİZİN HİZMETİNİZDEYİZ... BİZE ULAŞIN ... 0312 424 11 80 .... 0535 230 87 80
      ÖZ GEÇMİŞİM
   BÜYÜ
      MUSKA NEDİR
    NAZAR
   CiNLER ALEMi
   VEFKLER
 RÜYA TABiRLERi
  ŞiFALI BiTKiLER
  ŞiFALI AYETLER
    YAZARLARIMIZ
    CAMiLERiMiZ
    RESiMLERiM
   BASINDAN
 ÇALIŞMALARIM
     iRTiBAT
 ANA SAYFA
 

    Allah c.c şifasını vermediği hiç bir hastalığı yaratmamıştır   

   DİNİ BİLGİLER

   Hz Adem

    Hz. Muhammed

    Hz Ebu Bekr

   Hz Ömer

Hz Osman

   Hak Din İslam'dır

 Allah'a Dua Etmek

DUA

Zemzem Suyu

  Ezan Nedir

   Abdestin Sırrı

   B Vakit Namaz

  Oruç ve Ramazan

   Dini Terimler

  Reenkarnasyon

 Güzel Sözler

  Kuran'da ki Şifre

   Bitkilerdeki Şifa

  Esma-ül Hüsna

  Veda Hutbesi

  F.Sultan Mehmet

 Kanuni.S Süleyman

Y. Sultan Selim

  Atmosfer Nedir ?

  İstanbul'un Fethi

HAZRETİ OSMAN RA

Hz Osman 577 yılın da Mekke’de doğan, Eshâb-ı kirâmın en büyüklerinden, Peygamberimizin dâmâdı ve üçüncü halifesi olan Hz Osmân ilk Müslüman olanların beşincisidir. Aynı zaman da Dünyâdayken Cennetle müjdelenen on kişiden biridir.

            Babası Affân, Kureyş kabîlesinin Benî Ümeyye kolundandır. Annesi ise Ervâ binti Küreyz’dir. Hem ana, hem de baba yönünden soyu, Abdü Menâf’ta Peygamber Efendimizin temiz nesebiyle birleşir.

            Hz Osman Müslüman olmadan önce ticâretle uğraşırdı. Zengin bir tâcir olup, mükemmel ve zarîf bir cemiyet insanı idi. Kabîlesi arasında geniş bir çevresi ve büyük îtibârı vardı. İslâmiyet gelmeden önce, Hazret-i Ebû Bekr ile yakın arkadaş ve dost idi. O da Hazret-i Ebû Bekr gibi, Câhiliyye devrinin her türlü kötülüklerinden uzak durmuştur. Ebû Bekr, Müslüman olduktan sonra, o da onun teşvikiyle Müslüman olmuştur.

            Hz Osman Müslüman olunca, müşrikler tarafından yapılan işkencelere uzun zaman tahammül etti, Habeşistan’a hicret etmeye izin verilince, hanımı Rukayye (ra) ile Habeşistan’a hicret etti. Böylece Habeşistan’a ilk hicret eden Müslümanlardan oldu. Bir müddet sonra Mekke’ye dönüp, ikinci olarak tekrar Habeşistan’a hicret etti. Bu ikinci hicretten sonra da Mekke’ye dönüp, son olarak Medîne’ye hicret etti. Böylece dîni uğruna üç kere hicret etti.

            Hz Osman Medîne’ye hicretten sonra, Eshâb-ı kirâmın en zengini Hazret-i Osman idi. Hicretin ilk günlerinde su sıkıntısı çekilmişti. Hazret-i Osman, bir Yahûdî’nin suyunu parayla sattığı Rûme kuyusunu, o zamanki parayla kırk bin dinara satın alıp, Müslümanların su ihtiyacını karşılamak için vakfetti.

            Hz Osman Bedir Savaşı hâriç bütün savaşlarda bulundu. Bedir Savaşı yapıldığı sırada, Peygamberimizin kızı olan, hanımı Hazret-i Rukayye’nin ağır hasta olması sebebiyle, Bedir Savaşına katılmasına izin verilmedi. Zafer haberi geldiği gün, Hazret-i Rukayye vefât etti.

            Hz Osman’ın Hz. Rukayye’den, Abdullah adında bir oğlu olup, hicretin dördüncü yılında altı yaşında vefât etti. Bu sebeple, “Ebû Abdullah” künyesiyle tanınmıştır.

            Peygamberimiz, kızı Rukayye’nin vefâtından sonra diğer kızı Ümmü Gülsüm’ü de Hazret-i Osman ile evlendirdi. Böylece Peygamberimizin iki kerîmesiyle evlenme nîmetine kavuştuğu için, “iki nur sâhibi” mânâsına “ gelen Zin-nûreyn” denildi. Hicretin dokuzuncu yılında Ümmü Gülsüm de vefât edince Peygamberimiz; “Yâ Osman, bir kızım daha olsaydı, onu da sana verirdim” buyurdu.

            Hz Osman,  Hudeybiye Antlaşmasında Mekke’ye elçi olarak gönderildi. Tebük Seferinde on bin kişilik İslâm ordusunun, bütün ihtiyaçlarını karşılayıp donattı. Ayrıca bin altın da para yardımında bulundu. Bütün malını İslâmiyetin yayılması, insanların kurtulması, saâdete kavuşması için Allah yolunda harcadı.

            Hz Osman, Peygamberimizin vahiy kâtiplerindendi. Güzel yazar, güzel konuşur ve çok kuvvetli bir hatipti. Hafızların meşhurlarından dı Devamlı Kur’ân-ı kerîm okur, ondan çeşitli meseleler çıkarırdı. Kur’ân-ı kerîmi hıfzı çok kuvvetliydi. Namazda bir rek’atte bütün Kur’ân-ı kerîmi okuyan dört kişiden biridir. Çok okuduğu için, elinde, iki mushaf eskimiştir.

            İslâmiyet yayılmaya başlayınca, her taraftan Müslümanlar çoğalıp Medîne’ye geliyordu. Peygamber Efendimizin mescidi dar gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine Resûlullah; “Bizim mescidimizi bir zirâ olsun genişleten Cennete gider” buyurdu.  

            Hz Osman “Yâ Resûlallah, malım mülküm sana fedâ olsun. Mescidi genişletme işini üzerime alıyorum” dedi. Mescidi 20 metre genişletti ve bütün masraflarını karşıladı. Bunun üzerine Tevbe sûresinin onsekizinci âyeti nâzil oldu. “Allah’ın mescitlerini ancak,           Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı kılan ve zekâtı veren ve yalnız Allah’tan korkan kimseler i’mâr ederler. İşte hidâyet üzere bulunanlardan oldukları umulanlar bunlardır” buyruldu.

            Hz Osman Ekseriyetle Peygamberimizin yanından ayrılmadı. Vedâ Haccında da Resûlullah Efendimizle berâberdi. Peygamberimizin vefâtından sonra Hazret-i Ebû Bekr’e bîat edip onun halîfeliği sırasında meşveret meclisinde bulundu.

            Hz  Ömer’in, yaralandığında, içlerinden birini kendisinden sonra halîfe seçmeleri için tâyin ettiği altı kişiden biriydi. Bu heyet tarafından hicretin 24. yılında (m. 644) senesinde Muharrem ayının birinci günü halîfe seçildi ve bîat olundu.

            Hz  Osman12 sene hilâfet makâmında kalan Osman (ra) cesurdu. Hiçbir felâket karşısında sarsılmamıştır. Bunun için halîfeliği de başarılı geçmiştir. Bilhassa halîfeliğinin ilk yılları, İslâm târihinde altın bir devir teşkil eden Ebû Bekr ve Ömer (ra) devirlerinin bir devamıydı.

             Hz Osman’ın Devrinde birçok fetih yapılmıştır. Horasan, Hindistan, Mâverâünnehr, Kafkasya, Kıbrıs Adası ve Kuzey Afrika’nın birçok yeri, onun devrinde İslâm topraklarına katılmıştır.

            Hz Osman çok güze huyl ve ahlak sahibiydi. Bir gün Hz Peygamber haneyi saadetlerindeyken Hz Ebu Bekr ziyaretine gelir. Oturduğu yerde buyrun ya Eba Bekr diye misafir eder. Daha sonra Hz Ömer teşrif ederler. Daha sonra Hz Ali teşrif ederler ve  hepsini oturduğu yerde karşılar. Daha sonra Hz Osman Haneyi saadete teşrif edince yüca peygamberimiz ayağa kalkar kapıya kadar giderek karşılar. Hz aişe Ya Resulullah Hz Eba Bekr teşrif ettiler oturduğunuz yerde buyur ettiniz Hz Ömer teşrif ettiler Hz Ali teşrif ettiler oturduğunuz yerde karşıladınız Hz Osman teşrif edince kapıya kadar gidip karşıladınız doğrusu bunun sebebini anlamış değilim diyince Hz Peygamber Ya aişe meleklerin bile saydı gösterdiği osmana ben niçin saygı göstermiyeyim buyurdular.

 Allahü bizleri, O’nun ve bütün Hulefâ-i râşidîn’in şefâatlerine nâil eylesin.

    e-mail: medyumalidegermenci@yahoo.com

 Onur Çarşısı Kat : 5  No : 114  Kızılay    ANKARA  /  TÜRKİYE İş : 0 ( 312 ) 424-11-80  Cep ( 0535 ) 230-87-80