|

HAK DİN İSLAMDIR
Misyoner
faaliyetlerin yoğunlaştığı, incilin bedava dağıtıldığı, gençlerin
beyinlerini yıkamak amacıyla dolarların vaad edildiği hatta dağıtıldığı,
kiliselerin açıldığı ülkemizdeki bu hal çok üzücüdür. Nerede bu millet?
Nerede bu devlet? Nerede bu milletin din anlayışıyla sorumlu kuruluşu olan
Diyanet İşleri Başkanlığı ? Görevleri sadece din görevlilerini idare etmek
midir? Birileri de çıkıyor, ‘Din elden gidiyor.’ diye yaygara
koparıyorlar. Hangi din elden gidiyor. Sahip çıktığınız din mi elden
gidiyor? Yoksa bir yerlere gelmek için dini kullanmayı mı düşünüyorlar?
Din bir ışıktır, bir nurdur. Kuran’ın ifadesine göre Allah nurunu
tamamlayacaktır. Bu yazımla milyonlara sesimi duyurabilir miyim? Vatanım,
milletim, bayrağım ve dinim için bir hizmet yapabilir miyim? diye
düşündüm. Kuran’ın ifadesine göre; Hak din islamdır.
Çünkü
İslam’dan önce bir çok dinler gelmiştir. İslam’dan önce gelen dinler,
belli bir kavme, belli bir ümmete, belli bir millete hitap etmiştir. Son
gelen din gelişiyle diğer dinleri yürürlükten kaldırmıştır. Bu itibar ile
İslam dini evrensel bir dindir. Bütün toplumlara, bütün milletlere, bütün
insanlara hitap etmektedir. Yine Kuran’ın ifadesine göre Hz. Allah, bütün
peygamberlerden ahdi misak yani söz almıştır. “Ey Peygamberler, Ahır
zamanda Muhammed adında bir peygamber gelecek. Hanginizin zamanında
gelirse, kitabınızı bırakın, O’nun getirdiği kitaba tabi olun. Hanginizin
zamanında gelirse dininizi bırakın, O’nun getirdiği dinle amel edin.”
ifadesi, İslam’dan önceki dinlerin yürürlükten kalkması demektir. Çünkü
İslam dini bütün dinleri içine alan evrensel bir dindir. Hz. Kuran bütün
kitapları içinde toplayan bir kitaptır. Hz. Peygamberimiz belli bir
millete, belli bir ümmete, belli bir kavme değil bütün ümmetlere, bütün
kavimlere ve bütün insanlığa gönderilen bir peygamberdir.
Değerli okuyucularım batıyı
ve Avrupayı büyük bir islami tırmanış korkusu sarmıştır. Avrupa ülkelerini
Türkiye'yi içine almada gösterdikleri direncin sebebi de bu korku ve
endişedir. Kendi bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda
hazırlanan rapora göre birinci büyük islami yükseliş asrı saadette yani
dört büyük halife zamanında oluşmuştur. Hz Ömer devrinde İslamiyet arap
yarım adasından dışarı taşıp kuzey afrikadan Türkistan'a Azerbaycan'dan
Yemen ' e kadar iki milyon metre karelik alana yayılmıştır. Bu islami
yükseliş islam alemine sokulan fitne ve bozuk akımlarla durdurulmuş. Uzun
bir duraklamadan sonra Osmanlı'lar zamanında tekrar ivme kazanıp
şahlanmıştır. Batıyı saran ikinci büyük islami yükseliş işte budur.
Osmanlı'lar islamın
yayılmasına hız vererek Avrupa'nın içlerine hatta viyana kapılarına kadar
dayanmıştır. Avrupa tamamen islamın kontrolune girme tehlikesiyle karşı
karşıya gelmişti. Osmanlı'nın varlığını kendileri için büyük bir tehlike
gören batı bir gayret ile Osmanlı'yı Avrupadan atma sonra da tamamen yok
etmeyi hedef aldı. İçerden ve dışardan yaptığı yıkıcı faaliyetler ile buna
muvaffak oldu. Onların hesabına göre Osmanlı'nın yıkılması ile
islamiyette yıkılıp yok olacaktı fakat bu hesapları tutmadı.
Yirminci yüz yılda
komünizmin zulmünden kapitalizmin acımasızlığından ayrıca Hristiyanlığın
içi boş akla mantığa ters inancından dolayı dünya da yeni bir inanç ve
yeni bir sistem arayışları baş gösterdi. İnsanlar islam'a yönelmeye
başladı Batı ve avrupa ülkeleri Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmayı
planlarken kendi içlerinden Hristiyanlardan da bir islam merakının
uyandığının farkına vardılar. Batı bunun önüne geçemedi. Çığ gibi bir
gençlik geliyor Fatihler Yavuzlar Kanuniler Mustafa Kemaller ergenekon
dağını delip yeni bir Alperen'ler geliyor onun için bedava inciller
dağıtıyolar dolarlar dağıtılıyor yalan dolan vaadler yapılıyor ne
yaparlarsa yapsınlar Allah'ın emri tecelli edecektir.
Tevbe
Suresi Ayet:32 Sayfa: 193
“Allah’ın
nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler hoşlanmasalar bile Allah,
nurunu tamamlayandır.”
Din, ilk
insanla birlikte doğal olarak var olmuştur. İnsan var olduğu sürece de
devam edecektir. Çünkü insanın yaratılışında, kendisini yoktan var edeni
bilme, O'na inanma, bağlanma, kulluk yapma duygusu ve ihtiyacı vardır.
Fıtratı bozulmamış bir insanda bu ihtiyaç mutlaka kendisini gösterir ve
tıpkı fiziki varlığın yeme, içme bilmeye, o'na inanmaya ve bağlanmaya
ihtiyaç duyar. İnsan, fıtratındaki bu duyguyla aklını kullanarak,
yaratanının varlığını ve birliğini kavrayabilir. Ancak, yaratıcısının,
kendisinin mutluluğu için ondan neler istediğini, hangi davranışlarından
razı olup hangilerinden hoşlanmayacağını, kısacası o'nun hoşnutluğunu
nasıl elde edeceğini, bunun yanında, sinirli olarak yaratılmış bulunan
insan aklının, mücerred düşünmekle ulaşamayacağı bir takım soyut
meseleleri bilemez. İşte sınırlı olarak yaratılmış bulunan insan aklının,
tek başına çözemeyeceği bu tür meselelerin cevabini ancak hak din
verebilir.
Amerikalı bir aile
istanbulda bir aileye misafir olur, misafir ailenin oturma salonunda
olduğu bir sırada ev sahibi ailenin küçük çocuğu salona girer misafir aile
çocuğu sever ve okşarlar benim de amerika da böyle bir torunum var der.
Bir ara çocuk birden kaybolur birazdan elinde bir bebekle gelir bebeği
misafir kadına verir çocuğun bu bebeği niçin kendisine verdiğini tercüman
aracılığı ile sorar misafir ailenin küçük çocuğu amerikada benim kadar bir
torununuz varya ona hediye etmek için verdim deyince amerikalı misafir
kadın duygulanır göz yaşları arasında bu yaştaki çocuğa paylaşma duygusunu
veren dininiz ne güzel bir din'dir diyerek müslüman olmuştur.
Allah,
insanlar içinden peygamber görevlendirerek onlar aracılığıyla insanları
dünya ve ahirette mutluluğa ulaştıracak esasları insanlara bildirmiştir.
İşte Allah’ın Peygamberleri aracılığıyla akıl sahiplerine gönderdiği,
onları kendi irade ve seçimleriyle doğruya ve mutluluğa ulaştıran bu hayat
düzenine din denir.
Dini
kuralların koyucusu Yüce Allah'tır. Peygamberler dahil hiç bir kimsenin
din koyma yetkisi yoktur. Peygamberler, dini hükümleri tebliğ etmekle
yükümlüdürler. Tarih boyunca insanların din olarak ortaya koydukları
birtakım ilke ve kurallar hiçbir zaman hak din niteliği taşımaz. Vahye
dayanmayan yani bir peygamber tarafından tebliğ edilmemiş olan bu gibi
sistemler, insanlığı maddi ve manevi bütün yönleriyle kuşatıcı özelliğe
sahip olamaz. Bunun yanında asılları vahye dayanmakla birlikte, temel
ilkeleri korunmamış ve zaman içinde asliyetini yitirip bambaşka şekiller
alarak bozulmuş dinler de vardır.
(Atlas
Okyanusu ile Akdenizin birbirine karışmadığını gördüm ve ilmen de tesbit
edilmiştir. Bunun 1400 sene önce Kur'an-ı kerimde bildirildiğini duyunca,
müslümanlığın hak din olduğuna inanıp müslüman oldum.) Kaptan Kusto
(Fransız)
İslâm,
çağları ardında sürükliyen bir dindir. Müslüman olmakla, çağlarüstü dini
seçmiş oldum. Roger Garaudy (Fransız)
İslâmda,
ırk, renk ve dil farkı gözetilmediğini, herkesin eşit olduğunu, namaz
kılarken de rütbe ayrımı yapılmadığını gördüm. Müslüman oldum. Thomas
Clayton (Amerikalı)
İslâm,
israf ve cimriliği yasaklayan, maddi- manevî her hususta en güzel
kaideleri olan dindir. Albay Ronald Rockwell (Amerikalı)
Putlara
değil de, bir Allaha ibâdet etmeyi, doğruluğu, emanete riayeti, insanların
haklarını gözetmeyi emreden İslâmiyeti kabul ettim. Necaşi (Habeş
İmparatoru)
Tufeyl bin
Amr, usta bir şairdi. Onun gibi şiirden anlayan pek azdı. Kur'an-ı kerimi
okuyunca, onun şiir ve beşeri bir söz değil, ilahi bir kelam olduğunu
hemen anlayıp müslüman oldu.
İslam Dini ile ilgili Bazı Ayetler
Ali
İmran Suresi Ayet:19 Sayfa: 53
“Muhakkak, Allah katında din İslam’dır.”
Ali
İmran Suresi Ayet:85 Sayfa: 62
“Her kim
islamdan başka din ararsa, bilsin ki o din kendisinden kabul
edilmeyecektir.”
Ali İmran Suresi Ayet: 83
Sayfa 61
''Allahın Dininden başka bir
din mi arıyorlar ? Oysa göklerde ve yerde ne varsa hepsi ona teslim
olmuştur''
Maide
Suresi Ayet:3 Sayfa: 108
“Sizin
için dininizi kemale erdirdim; ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Size
din
olarak İslam’ı seçtim.”
Fetih
Suresi Ayet:28 Sayfa: 515
“Bütün
dinlerden üstün kılmak üzere Resülünü hidayet ve hak din ile gönderen
Allah’dır.”
Kehf
Suresi Ayet:29 Sayfa: 298
“Ey
Habibim, Allah’dan gelen haktır. Dileyen iman eder mümin olur, dileyen
inkar eder kafir
olur.”
Ali
İmran Suresi Ayet:81 Sayfa: 61
“Ey Habibim; Hatırla ki Allah, vaktiyle bütün peygamberlerden
şöyle bir söz almıştı; ‘Celalim hakkı için! Elinizdeki kitabı tasdik eden
bir peygamber gelirse,
ona mutlaka iman edecek ve mutlaka yardımda
bulunacaksınız. Buna söz verdiniz mi? Ve
bunun üzerine benim ağır ahdimi boynunuza aldınız mı?’ buyurmuştu. Onlar
da ‘Söz verdik!’ dediler. ‘Öyle ise şahit
olun, ben de sizinle beraber şahidlerdenim’ buyurdu.”
Saf
Suresi Ayet:6 Sayfa: 553
“Hani Meryem’in oğlu İsa kavmine, ‘Ey İsrail oğulları! Ben,
size Allah’ın Peygamberiyim. Benden
önceki Tevrat’ı tasdik eden ve benden sonra
gelecek Muhammed isimli bir Peygamber’in geleceğini
size
müjdeleyici olarak gönderildim.’ demişti.“
e-mail: medyumalidegermenci@yahoo.com |